Skolyoz makale kapak scaled e1741465453802

Öncelikle omurganın yapısını öğrenelim,

Omurga beş bölümden oluşur.
Yukarıdan aşağıya sırasıyla Servikal (7 omur), Torakal (12 omur),
Lomber (5 omur), Sakrum (5 omur) ve Koksigs (3-5 omur)’dur.
Sakrum ve Koksigsdeki omurlar birbirleri ile kaynaşmışlardır.
Omurgaya önden ve arkadan bakıldığında tamamen düz bir görüntü vardır.
Yandan bakıldığında ise boyun ve bel bölgesinde hafif lordoz (çukurlaşma),
sırt bölgesinde hafif kifoz (kamburlaşma) görülür.

Skolyoz Belirtieri Nelerdir ?

Skolyozun belirtileri genellikle eğriliğin derecesine bağlı olarak değişir. Hafif skolyozda belirti fark edilmeyebilirken, daha belirgin vakalarda şu belirtiler görülebilir;

  • Duruş Bozukluğu
    Omuz seviyeleri arasında fark (bir omuz diğerinden daha yukarıda olabilir).
    Kalçaların asimetrik durması (biri diğerinden daha çıkık görünebilir).
    Başın,vücudun tam ortasında olmaması.
  • Omurgadaki Görsel Değişiklikler
    Bel bölgesinde veya sırtta bir tarafın daha çökük, diğer tarafın daha çıkıntılı durması.
    Öne eğildiğinde sırtta veya kaburgalarda belirgin bir çıkıntı olması.
    Omurganın “S” veya “C” şeklinde görünmesi (ileri derecede skolyozda).
  • Sırt ve Bel Ağrısı
    Hafif skolyozda genellikle ağrı olmaz, ancak eğriliğin ilerlemesiyle sırt, bel ve omuz ağrıları görülebilir.
    Kas dengesizliği nedeniyle bazı kas gruplarında gerginlik ve yorgunluk hissi olabilir.
  • Hareket Kısıtlılığı
    Omurga hareketlerinde esneklik kaybı ve eğilme sırasında zorlanma.
    Skolyoz ilerledikçe günlük aktivitelerde kısıtlamalar yaşanabilir.
  • Nefes Darlığı (İleri Vakalar İçin)
    Şiddetli skolyoz, kaburgaların akciğerlere baskı yapmasına neden olabilir ve bu da nefes almayı zorlaştırabilir.

Skolyozda Nelere Dikkat Edilmelidir ?

Skolyozun özellikle büyüme çağındaki çocuklarda sık görüldüğünden, ailelerin dikkatli olması, erken teşhis ve tedavi için çok önemlidir. Ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. Çocuğun Duruşunu ve Omurgasını Gözlemlemek
    Omuz seviyelerinin eşit olup olmadığını kontrol etmek
    Çocuğun sırtına ve beline bakarak bir tarafa eğrilik veya asimetri olup olmadığını gözlemlemek
    Öne eğildiğinde sırtında veya kaburgalarında bir çıkıntı var mı kontrol etmek
  2. Düzenli Doktor ve Fizyoterapist Kontrolleri
  3. Egzersiz ve Fiziksel Aktiviteyi Desteklemek
    Fizyoterapist eşliğinde egzersiz programına yönlendirmek
    Fizyoterapist eşliğinde klinik pilates ile omurgayı desteklemek
    Duruş bozukluğunu arttıracak ağır sporları veya tek taraflı yük bindiren aktiviteleri sınırlamak
  4. Günlük Hayatta Doğru Alışkanlıkları Kazandırmak
    Çocuğun çantasını her iki omzunda eşit şekilde taşımasını sağlamak
    Uzun süre yanlış pozisyonda oturmasını engellemek ve sık sık duruşunu düzeltmesi için hatırlatma yapmak
    Ders çalışırken veya ekran başında ergonomik bir düzen oluşturmak (sandalye, masa yüksekliği, ekran mesafesi)
  5. Korse Kullanımı (Gerekirse)
    Doktor önerisiyle korse kullanılması gerekiyorsa, çocuğun korseyi düzenli takmasını sağlamak ve psikolojik olarak destek olmak
  6. Psikolojik Destek Vermek
    Skolyozu olan çocuklar, özellikle ergenlik döneminde duruşlarıyla ilgili özgüven sorunları yaşayabilir. Ailelerin, çocuklarını bu süreçte psikolojik olarak desteklemesi ve sosyal hayattan uzaklaşmalarını önlemesi önemlidir.

Skolyoz ve Egzersiz

Skolyoz egzersizleri bireyin omurga eğriliğinin açısı, lokalizasyonu, rotasyon yönü ve kas-iskelet sistemindeki dengesizlikler göz önünde bulundurularak kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Skolyoz, üç boyutlu bir deformite olduğu için, egzersizler yalnızca kas güçlendirme ve esneklik kazandırmak amacıyla değil, aynı zamanda postürel kontrol, denge mekanizmalarının aktivasyonu ve nöral adaptasyon açısından da tasarlanmalıdır.

Özellikle skolyoz alanında SCROTH METOT eğitimini tamamlamış fizyoterapistler eşliğinde uygulanan Schroth egzersiz terapisi, üç boyutlu solunum teknikleri ve spesifik izometrik kasılmalar ile omurganın fonksiyonel düzelmesini destekler.

Bununla birlikte, propriyoseptif geri bildirim egzersizleri, core stabilizasyon çalışmaları ve asimetriyi azaltmaya yönelik fonksiyonel hareketler tedavi sürecine entegre edilmelidir.
Skolyozun ilerleme riski göz önüne alındığında, bireyin büyüme potansiyeli ve günlük hareket alışkanlıkları da analiz edilerek, egzersiz programının biyomekanik prensipler doğrultusunda bireyselleştirilmesi gerekmektedir.

Skolyoz Tedavisinde Bütünsel Yaklaşımın Rolü

Skolyoz tedavisinde bütünsel bir yaklaşım, bireyin yaşı, eğriliğin derecesi, ilerleme riski ve günlük yaşam aktiviteleri göz önünde bulundurularak planlanmalıdır.
⦁ Hafif (10-20 derece) ve orta dereceli (20-40 derece) skolyoz vakalarında fizyoterapi temelli egzersizler, özellikle Schroth terapisi, skolyoz için dünya çapında kanıtlanmış ve kabul görmüş bir tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır.

Schroth egzersizleri, omurganın üç boyutlu düzlemde düzeltilmesini amaçlayan, solunum kontrolü ve kas aktivasyonunu içeren özel bir egzersiz sistemidir.


⦁ 20-45 derece arası eğriliklerde, hastanın büyüme potansiyeli devam ediyorsa, doktor kontrolünde korse tedavisi uygulanabilir. Korse kullanımı, skolyozun ilerlemesini yavaşlatmak ve omurgayı daha nötr bir pozisyonda tutmak için önemlidir ancak tek başına yeterli değildir; fizyoterapist eşliğinde yapılan skolyoza özgü egzersizlerle desteklenmelidir.

⦁ 45-50 dereceyi aşan eğriliklerde, özellikle solunum ve iç organ fonksiyonlarını tehdit eden skolyoz vakalarında cerrahi tedavi (spinal füzyon) gündeme gelir. Ancak cerrahi sonrası bile rehabilitasyon sürecinde postürel farkındalık ve kas dengesini sağlamak için uygun fizyoterapi programı uygulanmalıdır.
Bütünsel yaklaşımda skolyoza yalnızca mekanik bir eğrilik olarak değil, bireyin postürel kontrolü, hareket paternleri ve günlük fonksiyonları ile bir bütün olarak bakılmalı ve tedavi multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmelidir.

Skolyoz & Yüzme İlişkisi

Skolyozlu bireylerden en çok duyduğumuz soru ‘Skolyozum var, yüzsem iyi gelir mi?’ oluyor.

Bu durum, doğru bilinen yanlışlardan biri olarak karşımıza sıkça çıkıyor. Doğru olan şudur ki yüzme bir sportif faaliyettir ve skolyoz üzerinde iyileştirici bir etkisi yoktur.

Sonuç olarak, skolyozda erken teşhis büyük önem taşır. Eğer siz veya bir yakınınız skolyoz tanısı aldıysa, doğru egzersiz planını oluşturmak, yaşam kalitenizi artırmak ve en uygun tedavi yöntemini belirlemek için mutlaka profesyonel destek almalısınız.

Bütüncül bir yaklaşımla uygulanan fizyoterapi, egzersiz, korse kullanımı ve gerektiğinde cerrahi müdahaleler, skolyozun ilerlemesini kontrol altına alarak bireyin sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sağlar.

FİZYOTERAPİST SEVİM AYDUR AKYURT

Yorumlar Yazılmıyor...